Meslek Örgütümüzün Davos'la İlgili Gelişmeler Üzerine Açıklaması

BİRLEŞİK KONFERANS TERCÜMANLARI DERNEĞİ ve ULUSLARARASI KONFERANS TERCÜMANLARI DERNEĞİ TÜRKİYE BÖLGESİ ORTAK BASIN AÇIKLAMASI / 3 Şubat 2009

3 Şubat 2009 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan bir yorumda, 29 Ocak tarihinde Davos'ta yapılan "Gaza: The Case for Middle East Peace" adlı oturum sırasında, sayın Başbakanımızın sarf ettiği bazı sözlerin İngilizceye simültane olarak çevrilirken "atlandığı" ya da "dozu düşürülerek" aktarıldığı iddia edilmiştir. Aynı yorumda, çeviriyi yapan meslektaşımızın bunu "diplomatik bir skandala engel olmak" gibi bir amaçla yapmış olabileceği de iddia edilmiştir.

Meslek örgütlerimiz, Birleşik Konferans Tercümanları Derneği (BKTD) ve Uluslararası Konferans Tercümanları Derneği Türkiye Bölgesi (AIIC-Türkiye), gerek ilgili kişilerle görüşerek, gerek orijinal konuşmanın ve çevirinin ses kayıtlarını inceleyerek olayı derhal araştırmıştır. Konunun basın organlarında büyük bir merak uyandırmış olmasını dikkate alan BKTD ve AIIC-Türkiye, bu bulgularını ve mesleğimizle ilgili bazı genel kuralları kamuoyuyla paylaşmakta yarar görmüştür.

1) Konferans tercümanının görevi, hizmet verdiği toplantı sırasında duyduklarını ve algıladıklarını, mesajın özüne sadık kalarak diğer dile olduğu gibi aktarmaktır. Konuşmanın içeriğini kendi siyasi ya da ideolojik kaygılarına göre yorumlaması, kendi öznel değerlendirmelerine göre eksik, fazla ya da farklı aktarması asla söz konusu olamaz.

Bununla birlikte sözlü çeviri, söylenenin kelimesi kelimesine aktarılması da değildir. Söylenenin içeriğini, diğer dil ve kültürün özelliklerini dikkate alarak, o dil ve kültürde aynı şekilde algılanacak biçimde aktarmaktır. Dolayısıyla bir konuşmanın "tek" bir doğru çevirisi yoktur, söylenen sözler diğer dile farklı ifadelerle de aktarılabilir: Konferans tercümanı, "anında" çeviri yaparken, o an bulabildiği en doğru karşılığı kullanır.

Bu açıdan bakıldığında, Davos'taki toplantıda görev yapan meslektaşımız görevine sadık kalmış, meslek etiği ve kuralları açısından hata yapmamıştır.

2) Ayrıca, konuşmanın ve çevirinin kayıtları dinlendiğinde, Milliyet gazetesindeki yorumda yer alan somut iddiaların doğruyu yansıtmadığı anlaşılmaktadır:

- Söz konusu yorumda: "'Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz' sözü tercüme edilmemiş" denmektedir. Oysa konuşmanın bu kısmı meslektaşımız tarafından: "You kill people" şeklinde çevrilmiştir. Bunu Türkçeye: "Siz insanları öldürüyorsunuz" diye aktarabiliriz.

- Aynı şekilde, "'Benim için Davos bitmiştir' sözü tercüme edilmemiş" iddiası da doğru değildir: Konuşmanın bu kısmı meslektaşımız tarafından: "I don't think I will come back to Davos after this" şeklinde çevrilmiştir. Bunu Türkçeye: "Bu olaydan sonra artık bir daha Davos'a geleceğimi sanmıyorum" diye aktarabiliriz.

Her iki cümle de kuşkusuz eş anlamlı daha farklı ifadelerle çevrilebilirdi. Toplantıdan günler sonra, rahat bir ortamda oturup, "en mükemmel karşılığın" hangisi olabileceğini saatlerce tartışmak elbette mümkündür. Ancak, asgari bir nesnel bakışa sahip olan herkes, "anında çeviri koşullarında" görev yapan, yani bir iki saniye içinde neyi nasıl aktaracağına karar vermek durumunda olan meslektaşımızın, sayın Başbakanın mesajını, içeriğine sadık kalarak aktarmaya çalıştığını teslim eder.


Herkes elbette her konuda fikir beyan edebilir, ancak çok özel bir meslek icra eden konferans tercümanının performansını değerlendirecek kişilerin, bu mesleğin hangi koşullarda ne şekilde icra edildiği ve profesyonel değerlendirme kriterlerinin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmalarında da yarar vardır.

Saygılarımızla,
BKTD / AIIC Türkiye

 

© 1969 - 2009 BKTD
Çiftevav Sok. Çatak Apt. No.4 D:2, Ayaspaşa, 34437 İstanbul bktd@bktd.org